" Benim bir kere arkadaşımı öldürdüler, artık bir daha iflah olmam gibi geliyor. Gittiğimde yerde yatıyordu, kanı kaldırım taşlarına sızıyordu. Ben onu gördüm ya, ben artık başkasıyım. Hrant gitti, hep taze kalacak bir kan karanfil açıldı göğüs kafesimde. ‘Böyle bir şeymiş meğer’ dedim, ‘Arkadaşını öldürürlerse böyle oluyormuşsun’. ‘Meğer’ demiştim, ’12 Mart’ta, 12 Eylül’de arkadaşlarını kaybedenler böyle hissetmiş.’ 
Demek Türkiye’de milyonlarca insanın aslında göğüs kafesi ağır ve ağrılı yarılmış, çatır çatır açılmış kemikleri acıyla, ciğerlerinin arasından bir kan karanfil sızmış. Meğer arkadaşı öldürülünce insanın acısı hiç geçmezmiş. Öyleyse bunca insan, bunca sevgili, anne, baba, kardeş, oğul, arkadaş, dost… Eğer hepsinin göğüs kafesi böyle sızılı aralıksa, nasıl yaşıyor bu ülke? Anlamadım ben. En çok Hrant’tan sonra anlamadım bunu.  ” 

Ece Temelkuran

" Benim bir kere arkadaşımı öldürdüler, artık bir daha iflah olmam gibi geliyor. Gittiğimde yerde yatıyordu, kanı kaldırım taşlarına sızıyordu. Ben onu gördüm ya, ben artık başkasıyım. Hrant gitti, hep taze kalacak bir kan karanfil açıldı göğüs kafesimde. ‘Böyle bir şeymiş meğer’ dedim, ‘Arkadaşını öldürürlerse böyle oluyormuşsun’. ‘Meğer’ demiştim, ’12 Mart’ta, 12 Eylül’de arkadaşlarını kaybedenler böyle hissetmiş.’
Demek Türkiye’de milyonlarca insanın aslında göğüs kafesi ağır ve ağrılı yarılmış, çatır çatır açılmış kemikleri acıyla, ciğerlerinin arasından bir kan karanfil sızmış. Meğer arkadaşı öldürülünce insanın acısı hiç geçmezmiş. Öyleyse bunca insan, bunca sevgili, anne, baba, kardeş, oğul, arkadaş, dost… Eğer hepsinin göğüs kafesi böyle sızılı aralıksa, nasıl yaşıyor bu ülke? Anlamadım ben. En çok Hrant’tan sonra anlamadım bunu. ”

Ece Temelkuran

kurdpedia:

Seyid Riza ve oğlu Resik Hüseyin elleri biribirine kelepçeli olarak idama götürülürlerken.
 Seyit Rıza’nın oğlu Hüseyin’in elinin neden kopuk veya sarılı olduğunu soranlar var. Seyit Rızanın oğlu Hüseyin dağda gizlenirken bir hava bombardımanı esnasında eline şarapnel parçası isabet ediyor. Yaralı eli uzun süre dağda kalması nedeniyle iltihaplanmaya başlıyor. Yakınları kendisini Elazığ’a gidip bir Hastanede tedavi görmesi için ikna ederler. Gizlice geldiği Elazığ’da Hastaneye gider ve doktorlar çözüm olarak iltihaplanmış olan elini keserler.
Resik Hüseyin, Hastanedeyken babası Seyit Rıza’nın da tutuklanarak Elazığ’a getirilmiş olduğundan haberdardır. Kendisine küçük olması nedeniyle bir şey yapılamayacağını düşünür ve cezaevi önüne giderek Babasını görmeyi ümit eder. Oysa Babası Erzincan’a yola çıkmadan önce kendisinin Askerlere asla görünmemesi gerektiği konusunda tembihlemiştir.
Babasının bu ikazına rağmen cezaevinin önüne giden Reşik Hüseyin, Seyit Rıza’nın oğlu olması nedeniyle hemen tutuklanır. Babası ve diğer Dersimlilerle birlikte yargılanır. Yaşı küçük olması nedeniyle yaşı büyütülen Resik Hüseyin, Babası ve diğer Dersim büyükleriyle birlikte idam edilir. Hatta babası Seyit Rıza’nın öz evladının idam edilesini görmesi ve oğlunun kendisinden önce ölmesi acısını Seyit Rıza’ya tattırmak için, Resik Hüseyni babasından önce idam eder tirko. Yaşı 18’in altında olan Reşik Hüseyin’in idam edilmesi için Seyit Rıza’nın oğlu olması yeterli bir neden olarak sayılmış.
Ne Seyit Rıza ve nede Reşik Hüseyin bu fotoda görüldüğü gibi şapka ve fotür geçirmemişlerdi başlarına daha önce. Dünyanın en vahşi kültürlerinde bile idam edilecek olan birisinin en son isteği yerine getirilirken, Seyit Rıza’nın ve diğer kürd esirlerin en son istekleri yerine getirilmeden bile idam edildikleri gibi, ‘türkleşin ve medenileşin’ ırkçı ve barbar dayatmaları ile başlarına cebren şapka ve fotür geçirilerek idam meydanına böylece götürülmüşlerdi.
Bu insanlık dışı muamele, TC devletinin mazlum kürd halkı’na yüzyıl boyu yaptığı akıl ve vicdana sığmayan vahşi zulüm ve katliamların sadece milyonda biridir.

kurdpedia:

Seyid Riza ve oğlu Resik Hüseyin elleri biribirine kelepçeli olarak idama götürülürlerken.


Seyit Rıza’nın oğlu Hüseyin’in elinin neden kopuk veya sarılı olduğunu soranlar var. Seyit Rızanın oğlu Hüseyin dağda gizlenirken bir hava bombardımanı esnasında eline şarapnel parçası isabet ediyor. Yaralı eli uzun süre dağda kalması nedeniyle iltihaplanmaya başlıyor. Yakınları kendisini Elazığ’a gidip bir Hastanede tedavi görmesi için ikna ederler. Gizlice geldiği Elazığ’da Hastaneye gider ve doktorlar çözüm olarak iltihaplanmış olan elini keserler.

Resik Hüseyin, Hastanedeyken babası Seyit Rıza’nın da tutuklanarak Elazığ’a getirilmiş olduğundan haberdardır. Kendisine küçük olması nedeniyle bir şey yapılamayacağını düşünür ve cezaevi önüne giderek Babasını görmeyi ümit eder. Oysa Babası Erzincan’a yola çıkmadan önce kendisinin Askerlere asla görünmemesi gerektiği konusunda tembihlemiştir.

Babasının bu ikazına rağmen cezaevinin önüne giden Reşik Hüseyin, Seyit Rıza’nın oğlu olması nedeniyle hemen tutuklanır. Babası ve diğer Dersimlilerle birlikte yargılanır. Yaşı küçük olması nedeniyle yaşı büyütülen Resik Hüseyin, Babası ve diğer Dersim büyükleriyle birlikte idam edilir. Hatta babası Seyit Rıza’nın öz evladının idam edilesini görmesi ve oğlunun kendisinden önce ölmesi acısını Seyit Rıza’ya tattırmak için, Resik Hüseyni babasından önce idam eder tirko. Yaşı 18’in altında olan Reşik Hüseyin’in idam edilmesi için Seyit Rıza’nın oğlu olması yeterli bir neden olarak sayılmış.

Ne Seyit Rıza ve nede Reşik Hüseyin bu fotoda görüldüğü gibi şapka ve fotür geçirmemişlerdi başlarına daha önce. Dünyanın en vahşi kültürlerinde bile idam edilecek olan birisinin en son isteği yerine getirilirken, Seyit Rıza’nın ve diğer kürd esirlerin en son istekleri yerine getirilmeden bile idam edildikleri gibi, ‘türkleşin ve medenileşin’ ırkçı ve barbar dayatmaları ile başlarına cebren şapka ve fotür geçirilerek idam meydanına böylece götürülmüşlerdi.

Bu insanlık dışı muamele, TC devletinin mazlum kürd halkı’na yüzyıl boyu yaptığı akıl ve vicdana sığmayan vahşi zulüm ve katliamların sadece milyonda biridir.